Toros eteğinde sıkışmış bir kasaba ritmi var burada; fabrika düdüğüyle uyanan, akşam erken kepenk kapatan bir hayat. Sen "ne yapsak" derken çoğu kişi çoktan çayını söylemiş, dağ yolunu tutmuş ya da Suğla tarafına kaçmış oluyor. Seydişehir'de sabır da bir oyalanma biçimi, dolanmak da. Yapacak şey azmış gibi durur ama hep bir köşede bir şey kıpırdar. Zarı at, nereye düşerse oraya yürü.